Ara
Close this search box.

Yeniden Kurgulanan Ses: Beyin-Bilgisayar Arayüzlerinin İletişimde Yeni Sınırları Nasıl Açtığı

Ann’in, felç geçirdikten sonra konuşma yeteneğini yeniden kazanma hikayesi, felçli bireyler için yardımcı teknolojilerin potansiyel geleceğine dair derin bir bakış sunuyor. Ann, 30 yaşında geçirdiği beyin sapı inmesi nedeniyle neredeyse tüm kas kontrolünü kaybetti ve kendisini ifade etmek için küçük baş hareketleri dışında hareket edemiyor durumdaydı. Yıllar boyunca yavaş ve modası geçmiş bir iletişim cihazına bağımlı kaldı ve dakikada sadece 14 kelime iletişim kurabiliyordu. UC San Francisco ve UC Berkeley’deki araştırmacılar tarafından geliştirilen yeni beyin-bilgisayar arayüzü (BCI) teknolojisi, hayatını dramatik bir şekilde değiştirdi. Bu sistem, konuşma ve yüz ifadeleriyle ilgili nöral sinyalleri çözerek, Ann’in dakikada yaklaşık 80 kelime ile %75 doğruluk oranında iletişim kurmasını sağlayan bir gelişmeyi temsil ediyor; bu, insan konuşmasının ortalama dakikada yaklaşık 160 kelime olduğu düşünüldüğünde, Ann’i doğal konuşma hızına daha da yaklaştırıyor [1][2].

Teknoloji, Ann’in beyninin yüzeyine yerleştirilen 253 elektrot dizisini kullanarak beyin aktivitesini yakalar. Bu veriler, ardından yapay zeka algoritmaları tarafından kelimelere çevrilen bilgisayarlara iletilir. Bu kelimeler, Ann’in duygularını yüz ifadeleriyle birlikte yakalayan bir dijital avatar tarafından yüksek sesle söylenir, bu da iletişimi daha doğal ve anlamlı kılar. Avatar, Ann’e benzemek üzere tasarlandı ve düğün videosundan alınan klipler kullanılarak onun gibi ses çıkarması için eğitildi [2][3].

Bu atılım, sadece Ann’in direnci ve azminin bir kanıtı değil, aynı zamanda teknoloji ve sağlık hizmetleri kesişiminde çalışan nörobilimciler, mühendisler ve araştırmacıların işbirliği çabasını da vurguluyor. Araştırmayı yöneten nöroşirürji uzmanı Edward Chang, MD, iletişimi tamamen geri yüklemeyi amaçladıklarını belirterek, bu ilerlemelerin beyin sinyallerinden konuşmayı sağlayacak FDA onaylı bir sistem geliştirmeye yönelik önemli bir adım olduğunu vurguluyor [1].

Bu teknolojinin potansiyeli, Ann’in hikayesinden öteye uzanarak, konuşma ve hareketlilik bozukluğu olan kişilere yeni iletişim yolları sunabilecek beyin-bilgisayar arayüzlerinin geleceğine dair ipuçları sunuyor. Ancak, Ann’in durumunda görülen başarı, beyin-bilgisayar arayüzlerinin etik etkileri, bu teknolojilere yönelik araştırma finansmanının önemi ve en çok fayda sağlayabilecek kişilere ulaşılabilirliğinin sağlanması gibi daha geniş düşünülmesi gereken konuları da gündeme getiriyor [3].

Araştırma ekibi, sistem üzerindeki çalışmalarını sürdürerek, kullanıcıların duygularını ifade etme ve sohbet etme yeteneklerini daha da artıracak şekilde teknolojiyi kişiselleştirmeyi amaçlıyor. Ann, engelliler için danışman olarak çalışma umuduyla, hikayesi, teknolojik yeniliklerin hayatları nasıl derinden etkileyebileceğine dair ilham verici bir örnek olarak hizmet ediyor.

Bu teknolojik ilerleme, sadece yardımcı teknolojide önemli bir gelişme olmakla kalmayıp, aynı zamanda bu alandaki araştırma ve geliştirmenin devam edilmesinin önemini de vurgulamaktadır. Ann gibi bireylerin hikayeleri, engelli bireyler için yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirebilecek potansiyel yeni yollar sunarak, bizi teknolojik yeniliklerin olasılıklarına dair umutla dolduruyor.


[1]: How Artificial Intelligence Gave a Paralyzed Woman Her Voice Back | UC San Francisco (ucsf.edu)

[2]: Woman With Paralysis Can Speak By Thinking With a Brain Implant and A.I. | Smart News| Smithsonian Magazine

[3]: Novel brain implant helps paralyzed woman speak using a digital avatar – Berkeley Engineering

Paylaş

reklamcılık

Buraya reklam verebilirsiniz

750x100

İlgili Mesajlar

Çerezleri nasıl kullanıyoruz?

Gizlilik politikamızı güncelledik! Lütfen onu gözden geçir